TIKTOK TRENDİ: “THE URGE”

DENİZ AKKAYA

Yeni bir sosyal medya trendi olarak insanlar toksik “dürtülerini” paylaşıyorlar. Peki bu, güvenli bir alan mı yaratıyor yoksa toksik, kendimizi sabote eden dürtülerimizi normalleştiriyor mu?

TikTok’un ortaya çıkmasıyla insanların sosyal medyaya yaklaşımı değiştikçe, otantik benliğinizi göstermek en sıcak trend haline geldi. TikTok yaratıcılarının ilişkilendirilebilirliği bizi Instagram’ın filtrelenmiş, mükemmel görsellerinden uzaklaştırdı ve günümüz dijital dünyasının başarı anahtarının özgünlük olduğunu herkese gösterdi.

“The … urge to” (… dürtüsü) TikTok ve Twitter sayfalarımıza böylece hükmetmeye başladı!

Trend ilk olarak 2009’da çıktı, ancak geçen ay ciddi anlamda popülerliği arttı. İnsanlar evrensel olarak kadınsı olduğuna inandıkları şeyleri paylaştıkça Twitter ve TikTok’ta kısa sürede viral oldu. Tabii ki, bu meme’lerin bazıları klişe ve stereotipik; ve aynı zamanda kadın ve erkeklerin belirli davranış kalıplarına sokan eski kafalı bir tarafı da var bu trendin.

Ancak Gen Z’nin hükmettiği bu trend tabii ki kısa sürede kapsayıcı bir hal aldı ve non-binary “dürtüler” de sayfalarımızda yerini almaya başladı. Sonuçta paylaşma “dürtüsü” en güçlü “dürtü”, değil mi? 🙂


ÖNERİLEN