NFT, HAYALİ SERMAYENİN YENİ NUMARASI MI?

AHMEY YILMAZ

Kripto paralar ve dijital sanat konusu geleneksel metotlardan farklı olduğundan birçok insan için bir hayli kafa karıştırıcı olabiliyor…

Koronavirüs salgını dünyanın azımsanmayacak bir bölümü için yaygınlığını sürdürürken, çalışma hayatında format değişiklileri ve eğitim alanında belli esnekliklerle birlikte sanal ticaret denen gerçeklik, giderek daha da yaşamsal bir merkeze oturuyor. Daha çok Bitcoin ismiyle bilinen kripto paralar finans piyasalarındaki spekülatif hareketliliklerle, sosyal medyada güncel tartışmalarla süreğen biçimde yer tutuyor. Kripto paralar meselesi, çağdaş sanat ve sanat eserlerinin paha biçilemez değerleriyle paralel olarak dijital sanat ortamıyla ilişkilenmek zorundaydı, öyle de oldu. NFT konusu astronomik fiyatlara satılan işlerle ana-akım gündeme girdi.

Kripto paralar ve dijital sanat konusu geleneksel metotlardan farklı olduğundan birçok insan için hayli kafa karıştırıcı. Sürekli komplo teorilerinin üretildiği bir sanal hareketlilikten bahsetmek mümkün. Özellikle son günlerde (NFT dışındaki) kripto paralar konusu çarpıtılmaya çok açık olduğu için insanlara ürkütücü de gelebiliyor. NFT (Non Fungible Token) bölünemeyen jeton anlamına geliyor. Sanal ortamda tekil olarak üretilebilen ve eşi olmadan blokzincire eklenen bir değeri temsil ediyor. NFT diğer kripto paralardan farklı olarak tek adet yazılıyor ve blokzincir içinde kayıt altına alınabiliyor. NFT aslında belirlenen sanat eseri için, içine eklenen bir veriyle birlikte bir tür sertifika görevi yürütüyor, sanal ortamda kayıt altına alınabildiğinden haliyle arşivlenebiliyor da. Sanal dünyada bir görsel üretimin çoğaltılması 2-3 tık ile mümkün olduğundan, sahte üretimler noktasında sanatçıların beyanları devreye girebiliyor, sosyal medya veya diğer kaynaklardan NFT verilerin orijinal versiyonlarını ilan ederek bir anlamda doğrulamasını yapabiliyorlar. Yani NFT ve sanat eseri arasında, sertifika işlemi görmesi dışında içerik bazlı bir ilişki yok.

NFT ile birlikte gündeme gelen kripto sanat ortamı, geleneksel yöntemlerle işlerini sergileyen ve satan birçok sanatçıyı da zamanla içine çekiyor. Haliyle müzayede evleri ve sanata yatırım yapan çevreler için de NFT, yeni bir pazar olarak odağa dönüşüyor. Birçok ünlü müzayede evi sanal ortamda yerlerini almış görünüyor. Bu durum NFT piyasasında eserlerin değerini de arttırabilir diye yorumlanıyor.  Birçok genç sanatçı, grafik tasarımcı, çizer NFT’yi oldukça sıcak karşılıyor. Dijital ortamın imkanlarından biri olarak NFT, sanatçıların fiziki sınırların ötesinde global bir platforma kolaylıkla ulaşabilmesini sağlıyor. Sanal ortamda yaratılan bu satın alma kültürünün pozitif karşılanmasının bir sebebi de kayıt altına alınabiliyor olmasından dolayı telif ihlalini engelleyebilecek imkanlar sunması. Binlerce kez çoğaltılabilecek dijital bir görselin kripto teknolojisiyle etiketlenmesi sahiplik durumunu belirliyor. Haliyle tekrar satılabilmesi için bir tür yatırım olarak ele alınıyor. Bu haliyle dijital dışındaki sanat piyasasıyla benzerlikler gösteriyor olsa da kendi çerçevesini yaratabilecek bir kurallar mekanizmasına dönüşmesi çok muhtemel.

Şimdiye dek NFT ile ilgili gündemler astronomik meblağlara alıcı bulan işlerle paralel konuşulduğu için sanat eserlerinin içeriklerini bir ölçüde gölgeliyor. Bunun NFT sistemi yerleşik bir hal aldıkça aşılacağı öngörülebilir. Tabii ki kripto paralarla ilgili düzenlemelerin NFT pazarını etkileyip etkilemeyeceği de merak konularından biri, zira devletlerin kripto paralarla ilgili vergi uygulamaları çeşitlilik göstermekte. Geçtiğimiz aylarda sanat ortamını sarsacak biçimde gündeme gelen, Beeple mahlaslı Mike Winkelmann’ın Everydays: The First 5000 Days kolajı en çok konuşulan işlerden biri oldu. 69 milyon dolara alıcı bulan bu kolaj Mike Winkelmann’ın 14 yıldır yürüttüğü bir proje. Her gün bir dijital eser yayınlayan sanatçı ilk 5000 günün kolajını rekor düzeyde bir fiyata satmış oldu. 2 milyonun üzerindeki takipçi sayısıyla yakaladığı popülerliğin, eserinin fiyatına etkisi yadsınamaz bir gerçek. NFT’nin kalıcı olup olamayacağı konusunda fikir yürüten Winkelmann “Bence teknoloji ve bir şeyin sahipliğini kanıtlayan bu konsept o kadar kaçınılmaz ki şu anda çok fazla abartı olduğu fikrindeyim, sanırım bu zaman içinde aşacağımız şeylerden biri,” yorumunu yapıyor.

Sanat eserlerinin fahiş fiyatlara satılması, bu değerleri hak edip etmedikleri ve zaman zaman neyin sanat olup olmadığı tartışmaları NFT öncesinde de süreğen bir gündem konusuydu. Kara para aklamak gibi finans sisteminin birtakım kirli numaraları, çağdaş sanat ortamında bir spekülasyon olarak her zaman var oldu. Şimdiyse kripto paraların astronomik değerlere alıcı bulan dijital işler aracılığıyla gerçek para birimlerine tahvil edilebileceği tezi güncel bir argüman. NFT’nin hayali sermayenin yeni numarası olduğuna dair iddialar kulaktan kulağa dolaşıyor. Halbuki fahiş fiyatlar belirlenen sanat eserleri NFT öncesinde de tartışma konusuydu.

Sanat eleştirmenleri, akademiler, müzeler gibi belli güç odaklarının çağdaş sanat eserlerinin fiyatlarının belirlenmesini manipüle ettikleri artık agresif değil, olağan bir eleştiri olarak kabul ediliyor. NFT ile birlikte yeni dengenin nasıl olacağını konuşmak için henüz erken olabilir. Kimileri için geleceğin teknolojisi olarak görülen bu sistem, bazıları için zamanla patlayacak bir balon olma ihtimali taşıyor. Spekülasyonların sanatsal içeriğin önünde bir engel gibi durduğu bu yeni sürecin olgunlaşması, NFT’nin dijital sanatlara katacağı değeri anlamak için elzem görünüyor.


RECOMMENDED