MODA VE TEKNOLOJİNİN İŞ BİRLİĞİ: YENİ DÜNYA

DENİZ AKKAYA

Gerçek ve fantezi arasındaki uçurumun hızla kapandığı dijital çağda, tasarım yoluyla başarılabileceklerin hiçbir sınırı yoktur. Bu da şu soruyu akla getiriyor, dijital de gerçek hayat kadar gerçek mi?

Teknoloji ve moda düşündüğünüzden daha hızlı birleşiyor. Lütfen 3D gözlüklerinizi takın, dijital moda dünyasına girmek üzereyiz, moda endüstrisinde devrim yaratan trend. Sanal moda, Gucci ve Tommy Hilfiger gibi sektörün en büyük isimlerinden bazılarını yavaş yavaş ele geçirmeye başladı bile.

Hiper-gerçek moda, teknoloji aracılığıyla “hiper gerçekçi” moda için kullanılan genel bir terimdir. Fiziksel ve dijital arasındaki yeni etkileşim, dijital mağazalardan yapay zeka modellerine kadar, çizgiyi sürekli olarak bulanıklaştırıyor. Çoğu zaman bir Black Mirror bölümündeymişiz gibi hissettirse de gerçekten gelecekte yaşıyoruz.

Yani, dijital showroomlarımız, dijital modellerimiz ve dijital kıyafetlerimiz var artık. Peki bir adım daha ileri gidelim; dijital influencer’lar? Üç milyon Instagram takipçili Miquela gibi hiper gerçekçi influencer’ların Bella Hadid ile bir Calvin Klein reklam kampanyası bile var. Miquela, Brud adlı bir “transmedia stüdyosunun” yan ürünü, robot olarak tanımlanabilir. Miquela’yı Instagram’da gezinirken mutlaka görmüşsünüzdür, ancak gerçek olmadığını anlamamış olabilirsiniz. Zaten Instagram’da ne gerçek ki?

Miquela’ya yerli bir örnek olarak Sui-D’nin astrolojik bilgiler ile dolu profiline de göz atabilirsiniz.

Teknoloji ve modayı birleştiren en büyük tasarımcılardan biri olan Iris Van Herpen, bir zamanlar “moda, gözlerimizin önünde evrimleşen bir şeydir” demişti. Modanın doğası budur, bu dönüştürülebilir, sürekli değişen ve pek çok biçimde var olabilen bir konsepttir. Önümüzdeki birkaç yıl içinde, modanın yeni önemli bir formunu var olacak gibi görünüyor: teknoloji.

Son on yıldır teknoloji ve moda, özellikle ayrıntılı 3D baskı gibi teknikleri haute couture ile birleştiren Iris Van Herpen gibi tasarımcıların çalışmalarında simbiyotik bir ilişki içindeydi. Bu kesişme noktası olmasına rağmen, şimdiye kadar moda ve teknolojide yaygın bir yenilik olmamıştır. Bu iki sektör arasında her zamankinden daha hızlı bir şekilde daha fazla inovasyon ve iş birliğine yol açan pandeminin bir sonucu olarak kültürel bir sıfırlama ile karşı karşıyayız. 

Iris Van Herpen
threeASFOUR

Pandemi, evlerimizin sınırlarından yeni şeyler deneyimlemek için zihnimizi çevrimiçi dünyada daha fazla var olmaya zorladı ve insanlarda ve moda ve teknoloji gibi endüstrilerde tam bir davranış değişikliğini teşvik etti. 

Oyun endüstrisi, milyar dolarlık bir endüstri ve ileriye dönük olarak yeni paradigma haline gelmesi bekleniyor. Yani gerçek hayatta yaptığımız her şeyi çevrimiçi dünyalarda da yapabileceğiz. Pandemide evde oturdukça hepimizin ekran süresi arttı. Bunun sonucunda, belki de daha önce görmeyeceğimiz şeyleri görmeye, tüketmeye başladık. Geçen yıl moda markaları ve farklı teknolojiler arasında birkaç ilginç iş birliği vardı. League of Legends, Louis Vuitton ile bir iş birliği yaparak oyunda satın alabileceğiniz sanal kıyafetler yaratırken, e-spor eğlence markası Fnatic ve Gucci, her iki markanın kimliğini birleştiren sınırlı sayıda bir fiziksel saat yarattı. 

Gerçek dünyaya geri dönecek olursak, moda ve teknolojinin birlikteliği, iklim krizinde de önemli bir araç haline gelebilir. Moda endüstrisi, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık% 10’unu ve atık suyun yaklaşık % 20’sini oluşturmaktadır. Moda, hem havacılık hem de gemiciliğin toplamından daha fazla enerji tüketiyor.

Çevre üzerindeki etkimiz konusunda daha bilinçli hale geldikçe, bu tür yenilikler umarız daha yaygın hale gelecek ve tüketiciler tarafından desteklenecektir. 


RECOMMENDED