MODA FİLMLERİ HAFTASI: PARİS

KANER KIVANÇ

Erkek moda haftalarındaki defileleri izlerken aklımda bir soru şekillenmeye başladı: Modaevlerinin koleksiyonlarını sunduğu bu döneme “Moda Filmleri Haftası” demek daha doğru olmaz mı?

Paris Moda Haftası Kris van Assche’ın tasarladığı Berluti koleksiyonunun sade videosu ile başladı. Assche bu sezon defile yapmamayı tercih etti. “Dijital defile yapmak istemedim. Defileleri tabii seviyorum ancak o anda yaşanılan hislerin videoya sığdırabileceğini düşünmüyorum.” diyor. Haksız diyemem. Daha önce birçok defilede bulunduğum için ben de açıkçası o duyguyu moda filmlerinde yakalayamıyorum. Ancak şöyle de bir gerçek var ki yeni düzen daha az bütçe ile hayal dünyanızın sınırlarını genişletip, daha büyük kitlelere ulaşmanızı sağlıyor. Kris Van Assche’ın markaya getirdiği en büyük yenilik ise yaptığı iş birlikleri. Geçen sezon olduğu gibi bu koleksiyonda da desenler ilhamını seramik sanatçısı Brian Rochefort’tan alıyor. Assche, Brian’ı seramik dünyasının yaramaz çocuğu olarak adlandırıyor.

Konu Paris olunca Eyfel Kulesi’nin karşımıza çıkmasına şaşırmamalı. Sankuanz videosu kulenin tepesinde yürüyen modellerle başlıyor. Sezonun en iyi müziklerinden biri de marka ile çalışan STOLEN’dan geliyor.

Bleumarble Paris, son zamanlardaki favori markalarımdan. Defile formatında bir video hazırlamaları açıkçası işime geldi. Koleksiyonu daha net inceleyebildim. Moda filmlerini sevsem de bazen kıyafet detayları arada kayboluyor maalesef.

Etudes videosunu izledikten sonra markaya olan sevgim daha da arttı. Moda haftalarındaki dans akımı burada da devam ediyor ama en umursamaz haliyle! Çılgınlar gibi dans etmek sözü modellerin üstünde adeta vücut buluyor.  Lorenzo Senni – Discipline of Enthusiasm eşliğinde kendini kaybetmemek pek de mümkün değil zaten

Angus Chiang’ın sunumu da çok dikkat çekiciydi. Tasarımcı, önce direktörlüğünü yaptığı kısa filmin oyuncuları ve prodüksiyon ekibine tasarımlarını giydirip, Taipei’de kırmızı halıda canlı bir defile yaptı. Kırmızı halı röportajlarını andıran gösterimde sunucu, izleyicilere kıyafetleri tanıttı. Daha sonra da bu etkinlikten hazırlanan video, nostaljik bir formda “Angus Chiang Autumn-Winter 2021 Awards” adıyla sunuldu.

Jonathan Anderson kreatif direktörülüğünü yaptığı JW Anderson ve Loewe için herkesten farklı bir yol izledi ve koleksiyonlarını kendi anlatmayı tercih etti. JW Anderson sunumunda model bile kullanmayı tercih etmeyen Jonathan, fotoğraflar ve raydaki kıyafetler üzerinden bir tanıtım yaptı. Bu yöntem kulağa pek heyecan verici gelmese de, koleksiyonları tasarımcının ağzından dinlemek keyifliydi.

EgonLab, film haftasına korku türünde katıldı. Yaklaşık 14 dakika süren kısa film pek korkutmasa da üstünde gerginlik hissi bırakıyor. Filmi bir kenara bırakırsak koleksiyondaki el aksesuarlarına bayıldım. 70’lerin bol paça pantolonlarını activewear ile birleştirdiği look’lar da favorilerim arasında.

Dior da moda filmi çekmek yerine defile videosu sunan markalardan. Moda haftalarına gitmeyi ne kadar çok özlediğimi Dior’la bir kez daha hatırladım. En sevdiğim parçalardan biri ve aynı zamanda defile müziği olan Anne Clark-Our Darkness, modumu daha da yükseltti. Markanın sunumu için “yürüyen sanat eserleri” diyebiliriz. Kim Jones, couture tekniklerini erkek koleksiyonlarında bolca kullanıyor. Bir de üstüne ressam Peter Doig’le yaptığı iş birliği eklenince koleksiyon görsel bir şölene dönüştü.

Phipps’in koleksiyon videosu sanki gelecek olan bir filmin fragmanı gibi hazırlanmış. Konusu ise dünyanın şu anda en büyük sorunlarından biri olan ekolojik çöküş ve buzulların erimesi. Birilerinin moda dünyasına bunu tekrar hatırlatması açıkçası iyi oldu.

Sezonun en genç modelleri Thom Brown’dan geldi. Markanın sunumu 23 Nisan’da cumhurbaşkanı koltuğuna oturan çocukları hatırlattı. Film bir grup çocuğun ofis ortamında, daktilo başındaki yaramazlıklarını konu alıyor.

Ve “and the Oscar goes to…” kısmına geldik. Bu sezon beni en etkileyen videolar, Louis Vuitton ve KidSuper’dan geldi. Louis Vuitton sunumu, yarı defile yarı kısa film tadındaydı. Virgil’in son koleksiyonunun adı “Ebonics”. Koleksiyonun isminden de anlaşılacağı gibi, 2020’ye damgasını vuran #blacklivesmatter sloganını desteklemeye devam ettiriyor.  Moda sadece kıyafetlerden ibaret değildir. Aynı zamanda bir tavırdır. İbrahim Kamara’nın styling’i eşliğinde, Virgil’in tasarımlarını hayranlıkla izlerken, aynı zamanda markanın dünyada olup bitenlere karşı duyarsız kalmadığını gördük. Sıra ikinci favorim KidSuper’a geldi. Koleksiyonunu tanımak için yedi kısa film çeken marka, yaşadığımız hayattan kesitler sunup, eğlenceli bir dille anlatıyor. Favorim üçüncü filmde iki arkadaşın birbirinin kıyafetleriyle dalga geçtikleri an oldu. Koleksiyonunu tanıtırken kendi tasarımlarınla dalga geçebilmek bence kıvrak bir zekanın eseri.

Paris moda haftasında sunulan tüm koleksiyonların videolarını buradan izleyebilirsiniz.


ÖNERİLEN