MODA ENDÜSTRİSİNİN KÜRKE VEDA ZAMANI GELMEDİ Mİ?

DENİZ AKKAYA

İptal edilen defilelerden mağaza kapanışlarına ve elde kalan stoklara kadar, koronavirüs geçtiğimiz bir senede moda endüstrisi üzerinde yadsınamaz bir etki yarattı. Ancak şu anda moda, salgını tetiklemedeki rolü ile gündemde.

Danimarka, mutasyona uğrayan Covid-19 virüsünün vizonlardan insanlara bulaşması üzerine, vizon çiftliklerini kapatma kararı aldı. Danimarka, 15 ila 17 milyon arasında vizonun bulunduğu 1000’den fazla sayıdaki vizon çiftlikleriyle; dünyanın en büyük vizon postu üreticisidir. Danimarka’daki vizon sayısı, insan nüfusunun üç katı yani… Ancak hükümet bu kararıyla, zulmün bitişine işaret ediyor gibi duruyor ve kararın dünya kürk ticareti için bir dönüm noktası olacağı düşünülüyor.

Geçtiğimiz birkaç yıl içinde Prada, Burberry, Gucci, Chanel, Versace, Armani ve DKNY gibi yüksek profilli markalar kürk kullanmayı tamamen bırakma sözü verdi; ve birçoğu vizon, çinçilla ve tavşan gibi hayvansal derileri de kullanmayı bıraktı. Şimdi de bu listeye Alexander Wang ve Balenciaga da eklendi!

Balenciaga, ilk koleksiyonlarından bu yana teknik olarak kürk kullanmamış olsa da, yeni karar ile, bunu marka politikasına alarak kararlılığını pekiştirmiş oldu. Geçtiğimiz son birkaç yılda, markaların tedarik zinciri şeffaflığı ve sosyal tavırlarına karşı artan farkındalık, markaları git gide daha sürdürülebilir adımlar teşvik ediyor gibi gözüküyor. Vogue Bussiness’da çıkan bir araştırmaya göre, yalnızca 2019’da Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’ta vegan alternatiflere olan talep %258 artmış.

Elbette veganlık her zaman sürdürülebilirlikle eşanlamlı değil; bu nedenle suni kürk, hayvan hakları grupları için bir kazanç olsa da genellikle petrol bazlı ve çevre için toksik olan polyester ve akrilik kumaşlardan üretildiği için gezegenimiz açısından o kadar da sürdürülebilir bir seçenek değil. Suni deri ve sahte kürklerin sulara karışmasıyla mikroplastikler, hem insanların hem de hayvanların sağlığı için büyük bir risk teşkil etmektedir. Ancak hayvan yetiştiriciliği, özellikle yem tedariği ve gübre kaynaklı sera gazı emisyonları gibi diğer çevresel sorunları da gündeme getiriyor. Yani, moda endüstrisinin sürdürülebilir olması için daha atması gereken çok fazla adım ve enine boyuna düşünmesi gereken çok fazla seçeneği var. Bu nedenle, markaların aktif olarak vejetal derilere yatırım yapmaları ve bunu yeni normları haline getirmeleri büyük önem taşıyor.

Lüks markalar arasında sürdürülebilirlik lideri diyebileceğimiz Stella McCartney, mantarların kök sistemi miselyumdan yapılan vegan, sürdürülebilir, bitkisel bir deri alternatifi; Bolt Threads tarafından üretilen Mylo™ ️adlı malzeme ile ürettiği giysileri piyasaya süren ilk marka olmuştu. Kering grubundan Gucci ve Bottega Veneta’nın da bu malzemeye yatırım yaptığı biliniyor.

Markaların son yıllarda attıkları bu adımlar ümit vaat ederken, aynı zamanda, bildiğinden vazgeçmeyen markaların varlıklarını ne kadar sürdürebilecekleri sorusunu da akıllara getirmiyor değil…


ÖNERİLEN