METAVERSE 101: İNTERNETİN 3 BOYUTLU EVRENİ

DENİZ AKKAYA

Metaverse nedir? Nasıl katılınır ve meşhur Black Mirror bölümüne bir adım daha mı yaklaştık? Bu seride, Metaverse’in birden fazla endüstri üzerindeki ve hayatımızdaki etkisini tartışacağız…

Facebook’un neredeyse insan CEO’su Mark Zuckerberg, Facebook’un yeniden markalanmış versiyonu olan yeni sanal dünya Metaverse’i tanıttı. Pandemi nedeniyle birleşen ev ve iş ortamlarımız artık bambaşka bir gerçekliğe doğru yöneliyor. Metaverse duyurusunun ardından pek çok kişi endişelerini dile getirdi: “Gerçeklikten daha da mı uzaklaşıyoruz?”, “Black Mirror bölümü geldi”, “bizi kişisel, fiziksel ilişkilerimizden koparacak başka bir platforma daha ihtiyacımız var mı?”…

Metaverse nedir?

Metaverse, kullanıcıların sanal olarak etkileşime girmesini sağlamak için sosyal medya, çevrimiçi oyun, artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) ve kripto para birimlerinin özelliklerini birleştiren dijital bir gerçekliktir. Artırılmış gerçeklik, kullanıcı deneyimini geliştirmek için görsel öğeleri, sesi ve diğer duyusal girdileri gerçek dünyaya yerleştirir. Buna karşılık, sanal gerçeklik tamamen sanaldır ve kurgusal gerçekleri geliştirir. Çağdaş internet deneyimi iki boyutluysa (yani bir ekranda gezinip içinde geziniyorsunuz), metaverse 3 boyutludur. Yani, Metaverse’ü ekranınızdan görüntüleyip yönetmek yerine, bağlantılı kulaklıklar ve gözlüklerle Metaverse’ün içinde “yürüyeceksiniz.”

Ancak, kelimenin kökeni çok eskilere dayanıyor. Bu kelime, ilk olarak Neal Stephenson tarafından yazılan 1992 tarihli distopik bilim kurgu romanı Snow Crash’de karşımıza çıkıyor. Kitapta Metaverse, insanların avatar olarak yürüdüğü ve gözlük kullanarak ve terminallere takarak erişebildiği süper uzun bir “Sokak” üzerinde yoğunlaşan sanal ve artırılmış gerçekliklerin toplamıdır. O zamandan beri, “metaverse” kelimesi, fiziksel yaşamlarımıza sızan daha kalıcı bir sanal gerçeklik yaratmaya odaklanan her türlü girişimi tanımlamak için kullanıldı. Zuckerberg’in bazı çağdaşlarının, “yeni nesil internet” olarak tanımladıkları gerçek hayattaki metaverse’ün distopik bir kabusa dönüşebileceğinden endişe duyduğunu belirtmek önemlidir.  

İnsanlığın farklı gerçeklikler yaratma takıntısı 2000’li yıllarda çağın bitmek bilmeyen teknolojik gelişmeleri sayesinde kendini göstermeye başlamıştı. 2003 Yılında dünya, avatarınızla istediğiniz her şeyi yapabileceğiniz bir alt evren olan Second Life ile tanıştı. Second Life, avatarları olan dünyaya açık bir sosyal ağ olmaya devam ediyor. Metaverse, Second Life’ın VR versiyonuna benzeyebilir.

Peki neden bu kadar önemli?

Metaverse üzerine yazıları Mark Zuckerberg’i etkilemiş olan girişimci Matthew Ball, metaverse’ü “mobil internetin halefi” ve “insan boş zamanları, emeği ve genel olarak varoluşu için bir platform” olarak tanımlıyor.

Metaverse büyüdükçe, kullanıcı etkileşimlerinin mevcut teknolojinin desteklediğinden daha çok boyutlu olduğu çevrimiçi alanlar yaratacaktır. Sadece dijital içeriği görüntülemek yerine, metaverse’deki kullanıcılar kendilerini dijital ve fiziksel dünyaların birleştiği bir alana sokabilecekler. 

Bilinmesi gereken en önemli şey, metaverse’in gerçek olmadığıdır. Zuckerberg, metaverse’ün kendisi ve birçok yatırımcı, mühendis, akademisyen ve fütürist için uzun zamandır bir hedef olduğunu açıkça belirtti.

Bunun gelecek olduğunu söylüyorlar! Gelecek kaçınılmazdır, bu yüzden bu da iyi olmalı, değil mi? Metaverse’in moda için ne anlama geldiğini tartışacağımız 2. bölüm için bizi takip etmeyi unutmayın!


ÖNERİLEN