KARARLARIMIZIN GEZEGENE DOĞRUDAN ETKİSİ

DENİZ AKKAYA

22 Nisan Dünya Günü, karbon ayak izimizden alışveriş alışkanlıklarımıza kadar dünya üzerindeki bireysel etkimizi düşünme zamanıdır.

Bilinçli bir tüketici olmak, ‘greenwashing’den kaçınabileceğiniz ve seçtiğiniz markaların gezegenimizi kurtarmaya ve kıyafetlerimizi yapan insanları desteklemeye yardımcı olmak için gerekli adımları attığından emin olmanız anlamına gelir. Neyse ki, London College of Fashion’ın Sürdürülebilir Moda Merkezi (CSF) ile Condé Nast’ın ortaklaşa oluşturduğu The Sustainable Fashion Glossary (Sürdürülebilir Moda Sözlüğü) de dahil olmak üzere, size rehberlik edebilecek çok sayıda kaynak bulunuyor. 

Her gün, iklim krizinin dünyadaki yaşamı nasıl etkilediğinin farklı yansımalarıyla yüzleşiyoruz. Hayvan popülasyonları hayatta kalmak için mücadele ediyor ve giderek azalıyor, doğal afetler gittikçe daha sık meydana geliyor, nehirler kuruyor, kıtlık git gide artıyor… Bu ve daha sayılabilecek yüzlerce nedenden, iklim krizi derhal ele alınması gereken varoluşsal bir tehdittir. Hayatımızda gerekli değişiklikleri yapmazsak, gelecek nesillere bırakacak bir gezegenimiz olmayacak.

Buraya kadar ne kadar olumsuz şey sıralasak da hala umut var. Neler olup bittiği konusunda kendimizi eğitmeli, sorumlu kararlar almalı ve gezegenimizin geleceği için harekete geçmeliyiz. Bu Dünya Günü’nde, sorumlu ve etik kararlar verebilmek için günümüzün çevresel sorunları ve bu konuda neler yapabileceğiniz hakkında bilgi edinmek için zaman ayırın.

İşte bir tüketici olarak dikkat etmeniz gereken 3 önemli nokta:

Aşırı Tüketim

Aşırı tüketim, hem insanların gerçek ihtiyaçlarını hem de küresel ekosistemlerin yenilenme kapasitesini aşan aşırı tüketim şeklidir. Dünyadaki moda tüketim oranları 1950’lerden bu yana giderek artmaktadır. Özellikle 1990’lı yıllardan itibaren hızlı moda modelinin devreye girmesiyle bu oranlar, akıl almaz bir ivme kazandı. Ancak bu artış, artan nüfustan çok insanların ihtiyaç duymadıkları giysileri ucuz fiyata alabilme yetisine dayanıyor ve araştırmalar giysilerin genellikle bir sezondan daha az bir süre boyunca kullanıldığını gösteriyor.

Elden çıkarılmadan önce bir giysinin giyilme sayısının son yirmi yılda dünya çapında ortalama%36 oranında azaldığı bulgular arasında. Büyük miktarlarda değerli giysi düzenli olarak atılıyor ve yalnızca küçük bir kısmı geri dönüştürülebildiğinden, çoğu yakılıyor veya çöplüklere atılıyor. Ürkütücü israf hacminin yanı sıra, stillerin hızlı değişimiyle bağlantılı “sonsuz arzu ve hayal kırıklığı döngüleri” de moda kullanıcılarının refahı üzerinde potansiyel olarak olumsuz etkilere sahiptir.

 Şeffaflık

Sürdürülebilirlik taahhütlerini yerine getirip getirmediklerini bilmemiz için markalardan daha fazla şeffaflık talep edin. Bu, şirketlerin sosyal ve çevresel politikaları dahil olmak üzere tüm tedarik zincirleri bilgilerini şeffaf bir şekilde sunması gerektiği anlamına gelir. Fashion Revolution’ın her sene yayımladığı Fashion Transparency Index’de, markaların şeffaf olmasının sürdürülebilir oldukları anlamına gelmediğini hatırlatıyor.

Şeffaflık, şirketlerin tüm tedarik zincirleri için tam sorumluluk almaları ve ürünlerinin üretiminin tüm aşamalarında sosyal ve çevresel uygulamalara ilişkin hesap verebilirliklerine göre hareket etmeleri için bir gerekliliktir. Moda endüstrisi şu anda izi sürülmesi çok zor olan karmaşık küresel tedarik ağlarına güveniyor, ancak 2013 Rana Plaza felaketinde de gördüğümüz gibi, ürünlerin teslimine kadar her adımı izlemek ve iyileştirmek ahlaki bir zorunluluktur. Rana Plaza, Who Made My Clothes (Giysilerimi Kim Yaptı) kampanyası gibi, endüstrinin insan hakları ihlallerine dikkat çeken kampanyaların doğmasına neden oldu.

Takip edilebilirlik, tüm tedarik zinciri boyunca hammaddeden ürünün bitmiş haline kadar ürünlerin yolculuğunu ve kökenlerini izleme olasılığını ifade eder. Takip edilebilirlik, moda endüstrisine ve onun sosyal ve çevresel uygulamalarına olan güveni artırmak için şeffaflık gerekliliği ile yakından bağlantılıdır.

Etik Ticaret

Etik ticaret, tüm iş operasyonlarında çalışma saatleri, sağlık, güvenlik, örgütlenme özgürlüğü ve adil ücretler dahil olmak üzere işçi haklarının karşılanmasını sağlamak için şirketler ve savunma grupları tarafından gerçekleştirilen eylemleri ifade eder. Moda markaları için etik ticaret, sorunların tanımlanmasını ve tüm operasyonları boyunca işçiler için iyi çalışma koşulları sağlamayı gerektirir.

“Sürdürülebilir” ve “etik” sözcükleri sıklıkla birbirinin yerine kullanılsa da, etik ticaret özellikle moda tedarik zincirindeki insanlara – hammaddeleri yetiştirenlerden mağaza çalışanlarına – muamele şeklini ifade eder. Bir markanın etik bir şekilde çalışabilmesi için maksimum çalışma saatleri, sağlık, güvenlik, örgütlenme özgürlüğü ve adil ücret gibi işçi haklarına bağlı kalmalıdır.

Kaynak: Condé Nast The Sustainable Fashion Glossary (Sürdürülebilir Moda Sözlüğü)


ÖNERİLEN