İLK MODA DİPLOMATI: PIERRE

DENİZ AKKAYA

Fütüristik tasarımları ve moda lisanslama modelinin öncüsü olarak tanınan tasarımcı, geçtiğimiz hafta 98 yaşında hayatını kaybetti.

2 Temmuz 1922’de Venedik yakınlarında dünyaya gelen Cardin, Saint Etienne’de eğitim gördü. 17 yaşında Vichy şehrinde bir terzinin yanında çalışmaya giden Pierre’in tek hayali terzilik değildi; aynı zamanda aktörlük, profesyonel modellik ve dans etme hayali de kuran Cardin’in çeşitliliğini ve limitsiz hayal gücünü, 60’lar ve 70’lerde moda endüstrisinde yaptığı devrimlerde görüyoruz.

Cardin, isminin lisansını birçok ürüne vermesiyle; marka değerini düşürmek ve genel olarak lüks kavramını yok etmekle suçlansa da hiçbir zaman eleştirilere kulak asmadı. 1945’te Paris’e gelen tasarımcı, Jean Cocteau’nun “Güzel ve Çirkin” filmi için tiyatro maskeleri ve kostümler yaptı ve bir yıl sonra o zamanlar henüz bilinmeyen Christian Dior’un bünyesinde çalışmaya başladı. Pierre’in ilk büyük ticari girişimi, 1950’lerin sonlarında Printemps mağazasıyla yaptığı iş birliği oldu. Ancak bu iş birliği, Fransız moda tasarımcılarının birliği olan Chambre Syndicale de la Couture’den kısa süreliğine kovulmasına yol açtı. O dönem bu birliğin üyelerinin, Paris atölyeleri dışında herhangi bir yerde bir defile düzenlemesi yasaktı.

1950’lerin sonlarında büyük mağazalarda giysi koleksiyonları satan; günümüz markaları için çok büyük bir kar kaynağı olan parfümler, aksesuarlar ve hatta yiyecekler için lisanslama işine girmiş ilk tasarımcı olan Cardin, ismini jiletten ev eşyalarına hatta ucuz boxer shortlara kadar her şeyin üzerine işledi. On yıllar sonra hayal etmek zor olsa da Armani çikolataları, Bulgari otelleri ve Gucci güneş gözlüklerinin tümü, Cardin’in bir moda markasının ihtişamının sonsuz ticari potansiyele sahip olduğunun farkına varmasına dayanıyor.

Pierre, diğer uluslararası markalardan çok önce yabancı pazarlara açılmanın önemini anlamış ve bunu başarmak için de tüm sınırları zorlamıştır. 1979’da Komünist Çin hâlâ büyük ölçüde dış dünyaya kapalıyken Pekin’de bir defile düzenleyen Cardin, Pekin Ulusal Kültür Sarayı’nı podyuma dönüştürdüğünde Çin’de büyük bir defile düzenleyen ilk Batılı tasarımcı oldu. Komünist ulus, sınırlarını yabancı kültürel etkilere ve ticarete açmaya başlarken, Cardin burada bir köprü inşa etme fırsatı gördü. Eşsiz stilleriyle insanların hayal gücünde yankılanmalar yaratan marka, Çinli tüketiciler için nesiller boyu lüksün simgesi haline geldi. Kültürel değişimin diplomatik ilkelerine bağlı kalmak için tasarımcı, 1985 yılında on iki Çinli modeli Paris Moda Haftası için Paris’teki defilesine davet ederek başka bir “ilke” de imza atmış oldu. 2018’de, endüstride geçirdiği kırk yılın ardından Çin hükümeti, modacıya ülkenin en ünlü simgesi olan Çin Seddi’nde tarihi bir retrospektif gösteri düzenlemesi için özel haklar verdi. Bugün Çin’de faaliyet gösteren her küresel marka Cardin’e teşekkür ediyor.

Tasarımcı, 1963’te Demir Perde’nin arkasına ilk ziyaretinde Rus kültürüne ve Rus uzay programına âşık oldu. Dünya yörüngesine giren ilk kadın Valentina Tereshkova, kozmosa ve onun keşfine olan ömür boyu süren hayranlığını ateşledi. 1970’lerde Cardin, Sovyet üreticilerinden tekstil ticareti yapan ilk Batı markası oldu. SSCB’nin son First Lady’si Raisa Gorbacheva, Cardin’in tasarımlarını devlet törenlerinde ve yurtdışına ziyaretlere giydi. Böylece, Cardin’in tasarımları Sovyet sonrası stil anlayışı için biçimlendirici bir rol de oynamış oldu. 1991’de Cardin, genelde askeri geçit törenlerinin düzenlendiği ikonik Kızıl Meydan’da bir defile düzenleyen ilk moda tasarımcısı oldu. Etkinliğe yaklaşık 200.000 kişi katıldı ve bu da onu tarihteki en büyük moda şovlarından biri haline getirdi. Pierre ve markası, Soğuk Savaş düşmanlıklarının ötesinde yeni bir dünyanın umut verici bir sembolü olarak görüldü. Cardin, 2011’de başka bir devlet tarafından daha, özel haklara tabi tutuldu: Vladimir Putin hükümeti, ilk uzay uçuşunun 50. Yıldönümünü kutlamak için Cardin’den Kremlin’de uzay temalı bir defile düzenlemesini istedi! Cardin, modern tarihi boyunca Rusya’da kültürel diplomasi ile uğraştı. Hiçbir moda markası Cardin’in modanın ötesine geçen siyasal etkisine günümüzde yaklaşabilmiş bile değil. Bu iki örneğin, onun moda diplomasisi mirasını tarih kitaplarında güvence altına almak için yeterli olacaktır!

Cardin ayrıca, 1980’lerde ünlü Paris restoranı Maxim’s’i satın alıp, dünya çapında replika satış mağazaları açarak yeni işlere de açıldı. Paris restoranlarının Belle Epoque dekorunu yeniden üreten bir fantezi fast-food zinciri olan Minim’s’i piyasaya sürerek yatırımını daha da güçlendirdi.

İmparatorluğu parfümleri, yiyecekleri, endüstriyel tasarımı, gayrimenkulü, eğlenceyi ve hatta çiçekleri bile kucaklayan Cardin, fütüristik tasarım zevkine sadık kalarak, Fransız Rivierası’nın en seçkin bölgelerinden birinde bulunan Palais des Bulles’in ve Lacoste köyünde bir zamanlar Marquis de Sade’ye ait olan bir şatonun da sahibi.

Bu yıl şubat ayında son iş birliğini, kendisinden 70 yaş küçük genç bir tasarımcı ile yapmıştı. 27 yaşındaki Pierre Courtial, Cardin’in Paris Rue Saint-Honore’daki stüdyosunda, usta tasarımcının estetiğini yansıtan geometrik parçalar içeren koleksiyonun açılışını yaptı. Özgünlüğü her şeyin üstünde değerlendiren Cardin Reuters’e verdiği demeçte, “her zaman farklı olmaya, kendim olmaya çalıştım. İnsanların hoşuna gidip gitmemesi önemli değil” demişti.

Kendisinden öncekilerin aksine, Cardin modanın demokratik fikirleri iletme ve internetten önceki bir dünyada kendini ifade etme ideallerini geliştirme gücünü gösterdi. Güle güle Pierre Cardin, dünyanın ilk Moda Diplomatı…


RECOMMENDED