İKİ DAHİ, BİR ALBÜM: WATCH THE THRONE

ALARA ALPAY

İkonik albüm 10 yaşında!

Jay Z ve Kanye West; bir zamanlar birbirlerini kardeş olarak gören ve başarılarını paylaşan ikili, zaman içinde oldukça uzaklaştı. Özellikle Kanye West’in Kim Kardashian ile başlayan ilişkisinden sonra eski iki dostun arasındaki ‘atışmalar’ ve ‘drama’ gündemden düşmüyordu. Ancak aralarında yaşanan dramadan ziyade, ilgimizi ikilinin yarattığı ve aralarında ne yaşanırsa yaşansın asla unutulmayacak bir albüme yönlendiriyoruz; Watch the Throne.

2011’in Ağustos ayında çıkan albüm, iki sanatçının da altın döneminde ortaya çıkardıkları ortak bir başyapıt. Kanye’nin çok kısa bir zaman önce çıkardığı albümü My Beautiful Dark Twisted Fantasy’nin başarısı ve getirdiği yankı ve Jay Z’nin Blueprint 3 albümünün gördüğü ilgi ve övgüyle beraber, yarattıkları bu albüm, kesinlikle iki rapçinin kendi dünyalarının ve yaratıcı taraflarının bir harmanı olarak ortaya çıkmıştı.

Albümü dinlerken, kariyerlerinin zirvesinde oturan ve şahane hayatlar yaşayan ikilinin gerçek dünyalarını daha yakından tanıma ve öğrenme şansı elde ediyoruz. Çok zor bir gençlik yaşamasına rağmen hiçbir zaman kederini ve yaşadıklarının ağırlığını paylaşmayan Jay Z’nin ‘Welcome to the Jungle’ parçasında depresyonda olduğuyla ilgili yazdığı sözler, baba olmakla ilgili düşünceleri; West’in ise toplum tarafından ‘kötü adam’ belirlenmesiyle ilgili hisleri ve genel olarak ‘ünlü’ hayat tarzıyla ilgili bir çok sözüne rastlıyoruz. Aynı zamanda çoğu eleştirmen, bu albümü ve yazdıkları sözleri siyahi Amerikalıların yaşadığı toplumsal ve finansal problemlerle ilişkilendiriyor ve ihtişamlı rapçi hayatının sahne arkasına bir bakış sağladığını belirtiyor.

Genellikle duygusallığı ve hislerini dışa vurmasıyla bilinen Kanye’nin karakteri ve Jay’in yapımcı dehasıyla birlikte oluşan bu albüm, ikisinin de kişisel dünyalarını ve hislerini bize anlatıyor. Dramatik ve etkileyici melodi ve ritimlerle dolu bu albümde, şüphesiz ki Jay-Z söz yazarı kişiliğini ve dehasını ön plana çıkarıp West ile olan farklılıklarını da ön planda tutarken, Kanye ikilinin duygusal ve gaza gelmiş tarafını temsil ediyor.

Ancak tabii ki bu ikiliyi sadece bu albümdeki tarzlarıyla betimlemek biraz zor. Çok farklı karakterlere sahip olan bu rapçilerin başarısı; Kanye’nin spontaneliğinin ve karakterinin Jay Z’yi konfor alanından biraz dışarı itmesinden kaynaklanıyor olacak ki, rapçinin duygusal yansıma yaptığı sözlere sık sık rastlıyoruz ve bu Jay Z’den çok sık gördüğümüz bir şey değil. İşte bu yüzden Kanye’nin dobralığı ve heyecanıyla birleşince, işte o zaman gerçekten de eşi benzeri görülmemiş bir albüm olduğunu anlıyoruz.

Araları eskisi gibi iyi olmasa da, rap camiasının belki de en büyük iki isminin ortaya çıkardığı bu albüm, 10 yıl sonra bile tadı bozulmadan, zamansız bir başyapıt olarak keyif vermeye devam ediyor.


ÖNERİLEN