ESKİ NORMALİN EN ÖZLENENİ: CANLI MÜZİK

ALARA ALPAY

Canlı etkinliklerin ve konserlerin müzik endüstrisinde oynadığı rolü, geçtiğimiz bir yıldır çok daha iyi fark edebiliyor ve görüyoruz.

Eskiden hangi konsere gitsem, neredeki etkinliğe katılsam diye düşünürken artık aklımızdaki tek şey, bu tür etkinliklere bir daha ne zaman gidebileceğimiz ve gitsek bile ne kadar güvenli olduğuna indirgendi.

Konserler ve turlar, şüphesiz ki müzik endüstrisinde çalışan herkes için en önemli gelir kaynaklarından biri. Sadece sanatçılar değil, tüm etkinlik boyunca görev alan orkestra üyelerinden sahne arkası asistanlarına kadar, bu deneyimin her üyesi çok uzun zamandır işlerin normale dönmesini ve düzelmesini bekliyor. Ne yazık ki bundan etkilenenler sahne sanatçılarıyla sınırlı kalmıyor; performans sanatçılarının her performansı dijital ortamlar tarafından desteklenmediği için sektörün geri kalanına kıyasla çok daha zor bir durumdalar.

Dijital konserler, görüntü ve ses açısından en kaliteli etkinlikleri sunsalar da, hepimiz biliyoruz ki bir konser ya da etkinlik alanının enerjisi ve hissettirdiği heyecan hiçbir dijital konserle aktarılamaz. Sizinle aynı sevgiyi ve hayranlığı paylaşan binlerce kişiyle aynı ortamda olmak, bu ortamın ve müziğin tadını doya doya çıkarmak, dans etmek, şarkılara eşlik etmek, ortak zevkler sayesinde yeni insanlarla tanışıp unutulmaz anılar biriktirmek sadece etkinlik alanlarında düzenlenen canlı konser ve performanslarla mümkün!

Bir yıldır özlem duyduğumuz hayat, gittikçe uzaklaşıyor gibi görünüyor çünkü bu problemin tamamen çözülmesi için önümüzde daha çok yol var. Bu yolda ilerlemeye devam ederken, eğlence ve müzik sektörü hem müzikseverler hem de müzik ve eğlence sektöründe çalışanlar için dijital konserler dışında yeni çözümler üretmeye başladı. Hem sanatçılar hem de müzikseverler heyecanla eski düzenlerine geri dönmeyi bekliyor, ancak bu çözümlerin etkinliği ve işlevselliği tartışma konusu.

Bulunan çözümlerden biri sınırlı kapasitede konserler, yani konser alanının yarı kapasitesinde seyirci alımı. Bu fikir en başta iyi bir fikir gibi görünse de, birçok açıdan problematik. Gerçekçi olalım, bir konser alanının yarım kapasitede çalışması demek, o konser için yapılan harcamaların da yarısının karşılanması demek. Ayrıca kıpır kıpır insan dolu bir alan yerine tek tük seyircilerin var olduğu koca bir alan; hayranların aç olduğu heyecanı sağlayabilir mi? sorusu da canlı müzik deneyiminde sorulması gereken en önemli sorulardan.

Bu tür çabaları takdir etsek de, gerçek bir konser deneyiminin; konser alanındaki kalabalığın, heyecan dolu bağırışların, sahnedeki her üyenin, her enstrümanın yaydığı heyecanı bize gerçek bir konserden başka hiçbir etkinlik veremeyecek gibi gözüküyor.


ÖNERİLEN