Fotoğraf: Osamu Yokonami

BÖLÜM 8: HOŞGELDİN KOVA ÇAĞI

DENİZ AKKAYA

Kova’nın 2300 yıl sürecek serüveni henüz yeni başlıyor ancak, son 1 yıldır yaşadığımız geçiş dönemi boyunca insanlık yeni bir serüvene atılmaya hazır olduğunu gösterdi. Bu yeni çağın ilhamı altında insanlık olarak hedeflerimiz, gezegenimizdeki tüm canlıların yanı sıra insan yaşamının değeri etrafında toplanıyor olacak.

2019’un ikinci yarısında başlayan, kıtalar arası benzeri görülmemiş protestolara tanık olduk. Daha fazla demokrasi için yoğun polis şiddetine rağmen aylarca sokaklara hükmeden Hong Kong protestoları, yüz binlerce Lübnanlının Beyrut sokaklarında hükümet yolsuzluğuna karşı verdiği mücadele, Doğu Avrupa’da kadınların bedenlerini kontrol eden erkeklere baş kaldırışı… Genel olarak hiç duyulmayanı duyduk ve görülmeyeni gördük. Sevgi ve adalet merkezli bu protestolar, ayaklanmalar, isyanlar aslında gelmekte olan Kova Çağının ayak sesleriydi.

Fotoğraf: Nicolas Asfouri

Sürekli yoksulluk ve yolsuzluktan bıkmış Guatemala halkından, polis şiddeti ve sistematik ırksal eşitsizliğe son verilmesini talep eden Black Lives Matter hareketine kadar değişim rüzgarları dünya çapında hızla esmeye devam ediyor. Bütün bu olaylar sadece tesadüf mü, yoksa bu hızlanan değişim hareketinin arkasında gezegenler ve yıldızlar olabilir mi?

Geçtiğimiz son 2000 yılda Balık burcu ilkeleri, bireysellik ve soyut idealizmin gelişmesinin ardındaki güçtü. Bu süreçte, çeşitli dini ve politik ideolojilerimize aşırı derecede bağlı kaldığımızı gördük. Bağlılık, sağlıksız fanatizme dönüştüğünde şiddeti doğurduğunu da gördük. Günümüzde totaliter güçler, daha sağlıklı bir toplumun yaratılmasına karşı en tehlikeli direniş biçimi haline geldi.

Fotoğraf: Игнат Черняев

1625’te Balık, etkisini yavaş yavaş kaybetmeye başladı ve 1675’te Kova takım yıldızı ile hizalandı. O zamandan beri, Kova enerjisi git gide güçlendi. Ancak, sadece son birkaç yıldır kova, balığın etkisini bastırmaya başladı. Şu anda dünya genelinde yaşanan genel huzursuzluk ve uyumsuzluk, bu ikilinin çekişmesinden kaynaklanmaktadır. Bu, gerçekten eski ve yeni arasındaki bir savaş. İnsanlığın bir kısmı balık etkisinde; daha milliyetçi, bireyci ve rekabetçi olma eğiliminde. Diğer yarısı ise Kova etkisinde; iş birliği, birlik ve adalet ilkelerini benimsiyor. Kova etkisindeki bu grup politik, ekonomik, eğitimsel ve sosyal kurumların herkesin ihtiyaçlarını karşılamadaki başarısızlığını kabul ediyor ve bunun değişmesini talep ediyor. Balık ilkelerinin modası geçmiştir ve çeşitliliği benimsemeyen her şeyde olduğu gibi yıkılmalı ve değiştirilmelidir.

Fotoğraf: Сергей Максимишин

Şimdi, önümüzdeki 2300 yıl boyunca Kova, enerjisi ile bizi harmanlayarak insanlığın birlik duygusunu tek bir aile olarak deneyimlemesini sağlayacak. Önümüzdeki çağda, balık çağında öğrendiğimiz üst düzey bireyselliğimizi bütünün iyiliğine sunmayı öğreneceğiz. En büyük birliği ancak mutlak çeşitlilik yoluyla inşa edebiliriz. Bu çağın amacı, paylaşım, özgürlük ve adalet ilkelerine dayanan sağlıklı insan ilişkilerini doğuracak. Değişim kaçınılmazdır ve biz istesek de istemesek de gerçekleşir. Tarih, insanların değişimden korktuğunu ve en büyük kargaşanın değişim dönemlerinde gerçekleştiğini tekrar tekrar gösterdi. Bugün Satürn ve Jüpiter’in gökyüzündeki “Büyük Kavuşumu” dünyanın sonu değil, yeni bir döngünün başlangıcı. Değişime hazır mısınız yoksa ona direnecek kadar “normlara” bağılı mısınız? Yani asıl karar vermeniz gereken, nesli tükenen bir tür mü olacaksınız yoksa geleceğin tohumu mu?  


RECOMMENDED